Güven, bir anda yıkılmaz gibi görünür. Büyük bir ihanet, büyük bir yalan, büyük bir hata gerektirir.
Ama kurumsal güven genellikle büyük kırılmalarla değil — küçük sızdırmalarla biter.
Güven inşa etmek yıllar alır. Sızdırmak için yıllar gerekmez — günler yeter.
Güvenin Anatomisi
Davranış ekonomisti Dan Ariely'nin araştırmaları şunu gösteriyor: İnsanlar güveni, söylenen sözlere değil — söylenip yapılmayan sözlere göre değerlendirir.
Güven şu üç bileşenden oluşur:
Dürüstlük: "Bu kişi söylediğini yapıyor mu?"
Niyet: "Bu kişi benim iyiliğimi mi istiyor, yoksa yalnızca kendi çıkarını mı?"
Üçü bir arada olduğunda güven güçlüdür. Biri eksik olduğunda —hatta sadece şüphe edildiğinde — güven sızmaya başlar.
Sızdırma Noktaları
Kurumsal güveni en çok sızdıran davranışlar büyük değil, küçüktür:
Söz verilip tutulmayan küçük şeyler. Kapalı kapılar ardında verilen ve dışarıda değiştirilen kararlar. Farklı kişilere farklı söylenen aynı gerçek. Özür yerine açıklama.
Ekip, bunları tek tek not eder. Bir liste tutmaz — ama bir his biriktirir. Ve o his, bir gün davranışa dönüşür.
Güveni Korumak
Güveni inşa etmenin en hızlı yolu, onu yönetmek değil — tutarlı olmaktır.
Tutarlılık, mükemmel olmayı gerektirmez. Yanıldığınızda kabul etmeyi, söz verdiğinizde tutmayı, tutamayacağınız sözü baştan vermemeyi gerektirir.
Güven, kurumun görünmez yapısıdır. Her şey onun üstünde durur. Ve çoğu zaman, ancak taşıyamadığında fark edilir.
Elmas da kömür de basınç altında şekillenir. Fark içindeki yapıdadır. Güven, o yapının temelidir.
— Gökhan Gülatik
Bu yazı Liderlik Serisi'nden ilham almıştır.
Kitap Serisi →