Kariyerinizde bir nokta gelir: Artık çok az kişi size itiraz eder.
Kararlarınız genellikle doğru çıkar. Deneyiminiz hakikat gibi görünür. Çevreniz bunu sessizliğiyle, onayıyla, "siz bilirsiniz"iyle teyit eder.
Bu nokta, gelişim değil; tehlikenin başlangıcıdır.
Beyin ve Güç
Sorgusuz başarı, egoya çok sessiz bir zemin hazırlar. Buradaki "ego"yu kariyer kitaplarındaki boş kibir olarak okumayın. Psikologların haklılık önyargısı (rightness bias) dediği şeyden söz ediyorum — "doğruyu ben bilirim" inancının nöronal olarak sabitlendiği durum.
Araştırmalar net: Statü yükseldikçe, beyindeki hata tespiti mekanizmaları zayıflar. Güç, prefrontal korteksin eleştirel yargı fonksiyonunu kısmen devre dışı bırakır. Başka bir deyişle: Makam yükseldikçe, yanılabilirlik farkındalığı düşer.
Liderlik deneyiminiz sizi daha bilge yapar. Ama aynı zamanda daha az sorgulayan.
Döngü
Haklılık döngüsü şöyle işler:
Döngü yeniden başlar.
En tehlikeli an şudur: Yanıldığınızda bile beyniniz bunu koşullara bağlar. Yetkinliğinize değil. Bu, haklılık döngüsünün en kötü özelliğidir — kendini korur.
Asıl Maliyet
Bunun en yüksek bedeli, yanlış kararlar değildir. Kararlar düzeltilebilir.
Asıl maliyet ekiptir.
Sürekli onaylayan bir ekip zamanla düşünmez — filtreler. Bunu kasıtlı yapmazlar. Öğrenirler: Liderin görüşüyle çelişmek enerji israf eder. Sessiz kalmak güvenlidir. Kurumun gerçek sesi yavaş yavaş kesilir. Siz ise hâlâ konuşulduğunu sanırsınız.
En yalnız lider, kimsenin uğramadığı lider değildir. Herkesin "evet" dediği liderdir.
Kırılma Noktası
Bu bir karakter meselesi değildir. Güç altında biyolojik olarak yaşananın adıdır.
Ama fark şurada: Bazı liderler bu mekanizmayı bilir ve aktif olarak bozar. Gerçeği beklemez, arar. Kendine meydan okuyacak insanları kasıtlı olarak yanına alır. "Haklı mıyım?" sorusunu değil, "Nerede yanılıyor olabilirim?" sorusunu sorar.
Bu basit bir zihniyet değişikliği gibi görünür. Değildir.
Statü ve tecrübe biriktikçe bu soruyu sormak, nörobiyolojik olarak zorlaşır. İrade gerektiren bir eylemdir — otomatik değil.
Haklılık döngüsünü kıran lider daha zayıf değildir. Daha güçlüdür. Çünkü görme kapasitesi, karar kalitesinin temelidir.
Elmas da kömür de basınç altında şekillenir. Fark içindeki yapıdadır.
Ego, o yapıyı görünmez kılar. Öz-farkındalık ise onu koruyan tek şeydir.
— Gökhan Gülatik
Bu yazı Liderlik Serisi'nin ikinci kitabından ilham almıştır.
Kitap Serisi →